
Özel Hukuk
Aile Hukuku
Aile Hukukuna konu olan uyuşmazlıklar, çoğunlukla boşanma, nafaka, maddi-manevi tazminat, velayet, mal rejimi, soy bağı, evlat edinme ve aile içi şiddet gibi konulardır. Boşanma davalarında, eşler arasında mal paylaşımı, nafaka yükümlülükleri ve ortak çocukların velayeti gibi önemli meseleler birlikte incelenir. Bu davalarda çocukların üstün yararı gözetilerek, velayet sahibi olmayan ebeveynle kişisel ilişki kurma şartları da belirlenir.
Aile dosyalarında tartışma tek bir başlıkta değil, aynı anda yürüyen birkaç başlıkta sürer: boşanmanın kendisi, çocuk, nafaka ve mallar. Bu başlıklar birbirini besler; birinde aceleyle varılan bir uzlaşma diğerinde yıllar sürecek bir kayba dönüşebilir. Aşağıda süreçlerin nasıl işlediğini ve hangi adımların sonradan geri alınamadığını özetledik.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma
Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi aranır. Hâkim, çocukların ve eşlerin menfaatini yeterince korumadığını düşündüğü protokolde değişiklik isteyebilir.
Çekişmeli boşanmada dava büyük ölçüde kusur tartışması üzerinden yürür. Kusur yalnızca boşanma kararını değil; maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini de doğrudan etkilediğinden, delillerin baştan doğru toplanması belirleyicidir.
- Anlaşmalı boşanma protokolünün kapsaması gerekenler
- Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve özel boşanma sebepleri
- Tanık beyanı, mesaj kaydı ve sosyal medya paylaşımlarının delil değeri
- Hukuka aykırı yolla elde edilen delilin akıbeti
Nafaka: türü, miktarı ve sonradan değişmesi
Nafaka tek bir kavram değildir. Dava sürerken hükmedilen tedbir nafakası, çocuk için ödenen iştirak nafakası ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için hükmedilen yoksulluk nafakası ayrı şartlara tabidir; biri hakkında verilen karar diğerini kendiliğinden doğurmaz.
Nafaka miktarı değişmez de değildir. Tarafların gelirinde veya çocuğun ihtiyaçlarında esaslı bir değişiklik olduğunda artırım, azaltım ya da kaldırılma talebiyle yeniden dava açılabilir.
- Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası arasındaki fark
- Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları
- Ödenmeyen nafakanın icra yoluyla tahsili
- Nafaka yükümlülüğünün ihlalinde tazyik hapsi
Velayet ve çocukla kişisel ilişki
Velayette ölçüt ebeveynin talebi değil çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşını, alıştığı çevreyi, bakım düzenini, idrak çağındaysa kendi görüşünü ve uzman raporlarını birlikte değerlendirir.
Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı, nafakanın ödenip ödenmediğinden bağımsızdır. Kararın uygulanmaması hâlinde çocuk teslimine ilişkin ayrı bir icra süreci işletilir.
- Velayetin değiştirilmesi davası ve şartları
- Kişisel ilişki günlerinin düzenlenmesi
- Çocuğun yurt dışına çıkarılması ve pasaport izni
- Ortak velayetin uygulanabildiği hâller
Mal rejiminin tasfiyesi
2002 sonrasında kurulan evliliklerde yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılmadır: evlilik içinde emekle edinilen malların değeri kural olarak paylaşılır; evlenmeden önce sahip olunanlar ile miras ve bağış yoluyla gelenler kişisel mal sayılır.
Mal rejimi tasfiyesi boşanmadan ayrı bir davanın konusudur ve kural olarak boşanma kesinleşmeden karara bağlanmaz. Tapu, banka ve kredi kayıtlarının hangi tarihte hangi kaynaktan geldiğini göstermek bu davanın belkemiğidir.
- Katılma alacağı ve değer artış payı hesabı
- Kişisel mal ile edinilmiş mal ayrımı
- Mal kaçırma amaçlı devirlerin tasfiyeye eklenmesi
- Sözleşmeyle başka bir mal rejimine geçilmesi
Aile içi şiddet ve koruma tedbirleri
Şiddet veya şiddet tehlikesi hâlinde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı istenebilir. Başvuru için delil sunma şartı aranmaz, dava açmış olmak da gerekmez; kolluğa, mülki amire veya aile mahkemesine başvurulabilir.
Tedbir kararı uzaklaştırmadan iletişim kurmama yasağına, konutun tahsisinden gerekli hâllerde kimlik bilgilerinin değiştirilmesine kadar uzanır. Karara aykırı davranış ayrıca zorlama hapsi yaptırımına bağlanmıştır.
Yurt dışında verilen kararlar: tanıma ve tenfiz
Yabancı bir mahkemenin verdiği boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurmaz; nüfus kaydına işlenebilmesi için tanıma davası açılması ya da kanunun aradığı şartlarla nüfus müdürlüğüne başvurulması gerekir.
Karar tanınmadığı sürece kişi Türk hukuku bakımından evli görünmeye devam eder. Miras, velayet ve yeniden evlenme bakımından sonuçları ağır olduğundan bu adım ertelenmemelidir.
Blog
Bu alanda yazdıklarımız
- Anlaşmalı Boşanma Nasıl Yapılır? Şartları ve Süreci
Anlaşmalı boşanmanın üç şartı, protokolde mutlaka bulunması gerekenler, duruşmada olanlar ve protokolün sonradan değiştirilip değiştirilemeyeceği.
Dosyanızı görüşmek ister misiniz?
Buradaki bilgiler geneldir. Kendi dosyanız için bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu alanla ilgili merak edilenler
Boşanma davası nasıl açılır?
Tarafların anlaşmasına göre boşanmanın karşılıklı anlaşmayla mı yoksa çekişmeli olarak mı gerçekleşeceğine karar verilir. Her iki taraf da boşanmak istiyor ve boşanmanın diğer hususlarında anlaşıyorsa anlaşmalı boşanma mümkündür. Taraflardan yalnızca biri boşanmak istiyorsa veya mali konularda anlaşmazlık varsa çekişmeli boşanma davası açılması gerekir.
Boşanma sebepleri nelerdir?
Türk Medeni Kanunu; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi özel ve genel boşanma sebeplerini düzenler.
Nafaka türleri ve miktarı nasıl belirlenir?
Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası olmak üzere farklı nafaka türleri bulunur. Miktar; tarafların gelir durumu, ihtiyaçları ve varsa çocukların giderleri dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir.
Velayet hangi kriterlere göre belirlenir?
Velayetin belirlenmesinde tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır; çocuğun yaşı, sağlık durumu, ebeveynlerle bağı ve barınma koşulları birlikte değerlendirilir.